İstanbul'un 100'leri

Yayınlar
İstanbul'un 100'leri

10

2009-09-01

10

Kent tarihi açısından ülkemizde yapılan çalışmalar son yıllarda ciddi bir ivme kazansa da, bu husus özellikle Avrupa şehirlerine dair yapılan araştırmalarla kıyaslandığında, arada hâlâ kat edilmesi gereken ciddi bir mesafenin olduğu görülür. İstanbul, tarihi, kültürel, coğrafik, stratejik, ekonomik vb. birçok özelliğinden dolayı yüzyıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve yapmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da kent tarihi ile ilgili araştırılması gereken yüzlerce konu bulunmakta ve her araştırma bir diğerinin yolunu açmaktadır.

İstanbul’un 100’leri Serisi bu anlamda önemli konuların belli bir sayfa sınırlandırılması içinde anlatıldığı formatıyla, bu alanlara ilişkin yapılacak derinlemesine çalışmalar adına bir girizgâh niteliğindedir. Projenin öncelikli amaçlarından birisi de sokak adlarından dini ya da kültürel yapılarına, sanat anlayışından hakkında yazılan şiirlere kadar her şeyin çok çabuk değiştiği ve/veya hatıradan silindiği İstanbul ile ilgili bir belleğin tazelenmesi, birçok değerin unutulmamasıydı. Bu anlamda hazırlanan ve basılan kitapların okuyucular tarafından da büyük ilgi görmesi, serinin bazı kitaplarının kısa süre içerisinde ilk baskısının tükenmesi projenin başlangıçta öngörülen hedefleri yolunda emin adımlarla yürüdüğünü göstermektedir. Serinin ESGADER tarafından 2010 yılının "En İyi Ansiklopedik Eseri" ödülüne layık görülmesi de bu başarının bir nişanesi olarak değerlendirilebilir.

İstanbul’un 100’leri Serisi bir anlamda bilgiyi mümkün olan en estetik şekilde görsellerle destekleyerek okuyucunun ayağına götürmektedir.

İstanbul’un 100’leri Serisi, okuyucularına, bir anlamda şehrin sakinlerine aynı zamanda bir farkındalık kazandırmayı amaçlamaktadır. İstanbul’un 100 Su Yapısı adlı eseri okuyan birinin Bozdoğan Kemeri’nin altından geçerken taşlarının yüzyıllarca yıl önce Kadıköy surlarından sökülüp getirilmiş olduğunu düşünmesi, yanından öylesine geçtiği bir caminin Mimar Sinan’ın ustalık eserlerinden biri olduğunu fark etmesi, Karaköy’den Galata’ya çıkarken gördüğü Kamondo merdivenini yaptıran ailenin hikayesini İstanbul’un 100 Ailesi kitabında bulması şehir sakinlerinin yaşadıkları yeri tanıması ve buraya sahip çıkması anlamında oldukça önemlidir. Bunun yanında seride yer alan İstanbul’un 100 Kilisesi adlı eser özellikle Helenistik eğitimi alan öğrenciler için başucu kitaplarından biri olmuştur. İstanbul’un 100 Romanı adlı kitap birçok ilköğretim okulunda ve lisede Türk edebiyatı müfredatının oluşturulmasında yardımcı kaynak olarak kullanılmaktadır. Ve kitaplar basılmaya devam ettikçe benzeri kullanımlara hizmet etmeye devam edecektir. İstanbul ile ilgili yayımlanan pek çok kitap bulunsa da birkaç ansiklopedik yayın dışında bu bilgilerin derli toplu bir arada bulunduğu yayın sayısı azdır. Bu kitaplar da ansiklopedi okuma ya da araştırma yapma gibi temayülü olmayan popüler okur tarafından pek ilgi görmemektedir.

İstanbul’un 100’leri Serisi, Batılıların "coffee-table book" dedikleri, içerik ve görselleri ile okunması oldukça kolay ve rahat formatıyla bu boşluğu doldurmak adına bir girişimdir. Günümüzde popüler okuyucu, teknolojik gelişmelerle birlikte bilgiyi tabiri caizse ayağına beklemektedir. İstanbul’un 100’leri serisi bu anlamda çeşitli kaynaklardan derlediği bilgileri, onların hoşlarına gidecek anılarla ve hikayelerle süsleyerek, aynı zamanda görsel tasarımıyla da titizlikle ilgilenerek çok daha geniş bir kesime seslenmektedir. Okur bu kitaplarda, ansiklopedi sayfalarını karıştırma ihtiyacı dahi duymadan İstanbul’daki yalılardan, bu şehirde basılan paralara kadar geniş bir yelpazede istedikleri bilgiye kolayca erişebilmektedir. 

Proje tamamlandığında, yani 100 kitaba ulaşıldığında dev bir İstanbul kitaplığı meydana gelecektir.

Proje tamamlandığında, yani 100 kitaba ulaşıldığında İstanbul için dev bir kitaplık meydana gelecektir. Bu çalışmadan yola çıkılarak, Örneğin İstanbul’un 100 Kilisesi, İstanbul’un 100 Kaybolan Eseri, İstanbul’un 100 Roma Bizans Eseri gibi kitaplardan bir derleme yapılıp yabancı dillere çevrilerek şehrin tanıtımına büyük katkı sağlanabilir. İstanbul, ülke tarihi ile yapılacak herhangi bir çalışmada illaki başvurulması gereken bir kaynaktır. Bu anlamda serinin kitapları şehir dışından yapılacak akademik ya da kişisel herhangi bir araştırmada büyük kolaylık sağlayacaktır. Uluslararası düzeyde ise yapılacak çeviri faaliyetleri ve PR çalışmaları ile serinin başarısı katlanacaktır.

YAYINLAR

Proje Yönetimi
İçerik Yönetimi
Malzeme (Görsel) Yönetimi
Editörlük Hizmetleri
Kapak Tasarımı
Mizanpaj

KÜNYE

Dizi Editörü:
Uğur AKTAŞ, Güney ONGUN

Grafik Tasarım:
Tuğrul PEKER, Eray KULA

Uygulama:
Cengiz SARI, Cüneyt HIZAL, Jana OHANESYAN, Sibel GÜNDOĞDU 

Konsept:
KÜLT

Topkapı Sarayı Müzesi: Silah Seksiyonu

Müze & Sergi
Topkapı Sarayı Müzesi: Silah Seksiyonu

24

2011-05-01

10

1839 yılında ülkemizde açılan ilk müzenin silah müzesi olduğu göz önüne alınırsa, 2011 yılında faaliyete geçen Topkapı Sarayı Silah Seksiyonu, ilk ve son adım ilişkisi açısından büyük önem arz etmektedir. Fethi Ahmet Paşa’nın Aya İrini’de açtığı Mecma-ı Esliha’dan günümüze müzeciliğin serüveni, edindiği teknolojik avantajlar ve sergileme biçimlerindeki yenilikler bu seksiyonda izlenebilir.

Topkapı Silah Seksiyonu, alanlarında öncü isimlerle çalışarak getirdiği yeniliklerle ve kapsamlı altyapı çalışmalarıyla ülkemizdeki modern müzecilik faaliyetleri adına ilkleri gerçekleştirmiştir. 

TÜRK MÜZECİLİĞİNDE İLKLER BU SEKSİYONDA

• İlk defa hologram teknolojisiyle anlatım.

• Cahit Berkay’dan Erkan Oğur’a, Demir Demirkan’dan Hayko Cepkin’e Türkiye’nin önde gelen 15 müzisyen tarafından gerçekleştirilen ve sergi temasını içeren ambians müzikleri.

• Osmanlı minyatürlerinden haraketle Osmanlı ordusu ve savaşlarını anlatan özel efektli filmler.

Proje kapsamında ek olarak:

Yarım kubbede projeksiyon ile minyatürler oynatıldı.

Lahitler ve kuyular aydınlatıldı.

Silahlar barışı temsil edecek şekilde, özel mıknatıslarla havada dik tutuldu.

Piri Reis haritası Walter Art Museum’dan getirtilerek, Osmanlı’nın 3 kıtaya yayılması LED bilgisayar teknolojisiyle 7 büyük savaş üzerinden izleyiciye aktarıldı.

MÜZE-SERGİ

- Konsept Analizi
- Sergileme Ünitelerinin Tasarımı
- Akademik Araştırma
- Katalog
- Görsel & İşitsel İçerik Hazırlama
- Konsept Tasarımı
- Tanıtım Materyallerini Tasarımı
- Multimedya Uygulamaları

KÜNYE

Sergi Koordinasyon ve Yönetimi:
Kült

Projenin Müellifi:
Hasan Fırat Diker

Eser Seçimi:
Ahmet Ayhan

Sanat Yönetimi:
Uğursal ŞARK

Proje Yönetimi:
Cüneyt DURUKAN, Yasin TÜTÜNCÜ

Audio Visiual Yönetmeni:
Hakan UTANGAÇ

Sergi Müzik Tasarım:
Tarkan GÖZÜBÜYÜK

Müzisyenler:
Cahit BERKAY / Düzenleme, Yaylı Tanbur, Demir DEMİRKAN / Gitar, Erkan OĞUR / Kopuz, Perdesiz Klasik Gitar, Gökhan KIRDAR / Düzenleme, Harun TEKİN / Vokal, Hayko CEPKİN / Vokal, Şebnem FERAH / Vokal, Sibel TÜZÜN / Vokal

Kostüm Tasarım:
Faruk SARAÇ

Arapça, Farsça, Osmanlıca Editörü:
Prof. Dr. Mustafa ÇİÇEKLER

Arapça, Farsça, Osmanlıca Çeviriler:
Aras NEFTÇİ, Burak BARUTÇU, Yaşar ŞERİF

Yunanca Çeviri:
Marika PANDELARA

Fotoğraf:
Bilal EROĞLU

Grafik Tasarım:
Eray KULA

TEŞEKKÜRLER:
Ruth Bowler-The Walter Art Museum,  Peter Prokop- Österreichische Nationalbibliothek, Prof. Dr. Banu MAHİR, Prof. Dr. Refika TARCAN, Dr. Günhan BÖREKÇİ, Murat ÖZVERİ

Salvador Dali

Müze & Sergi
Salvador Dali

42

2011-12-23

10

20. yüzyılın dahi ressamı, en çok bilinen ve tartışılan ikonlarından biri olan Salvador Dali’nin sanat serüvenini en iyi yansıtan 121 eseri KÜLT tarafından İstanbul’a getirilerek, Tophane-i Amire gibi şehrin tarihi bir merkezinde modern müzeciliğin tüm imkanlarından yararlanılarak sergilendi. 

Toplam 121 eserden oluşan ve “İlahi Komedya”, “Gala ile Akşam Yemeği” ve “Sürrealizm İzleri” başlıklarını taşıyan bu 3 ayrı süitinin Osmanlı mimarisinin nadide örneklerinden biri olan Tophane-i Amire’de sergilenmesi, geleneksel ile sürrealizmin birbirlerinin auralarına müdahale etmeden bir armoni içerisinde bir arada yer almasını gerektirmişti. Bunun yanında İtalyan edebiyatının ve dilinin kurucusu Dante’nin başyapıtı İlahi Komedya’nın, Dali yorumuyla resimlenmesinden oluşan bölümün, esere uygun ve eserdeki hissi verecek şekilde Cehennem, Araf ve Cennet bölümlerinde ayrılması gerekiyordu.

Tophane-i Amire gibi tarihi bir mekanda, geleneksel ile sürrealizmin dahi ressamını buluşturan Salvador Dali Sergisi, mekan algısına ve sergilenen eserlerin karakterine uygun bir tasarımla yoğun bir ilginin odağı olmuştur. 

Bu tarihi mekanın bu uygulama anlamında olumlu ve de olumsuz yönlerinin analiz edilmesi, tasarımın getirilen eserlerin ve mekanın karakterine uygun bir şekilde hazırlanması sonucunda uygulamaya geçildi. Tophane-i Amire binasının genel karakteri korunup, bölmeler aracılıyla hem mekan hissi kaybedilmeden hem de eserlerin odağa alınmasına dikkat gösterilerek gerçekleştirilen sergi, büyük bir ilgiyle karşılaşarak kısa bir süre zarfında şehrin en çok ziyaret edilen sanatsal etkinliklerinden biri haline geldi. 

Serginin yeni durağı ise 23 Mart - 20 Mayıs 2012 tarihleri arasında Ankara, CerModern.  

Sergi Koordinasyon ve Yönetimi 
Kült

Sanat Yönetimi 
Uğursal Şark, Eray Kula

Proje Yönetimi 
Cüneyt Durukan

Medya Danışmanı 
Erdem Öztop

Kurumsal İlişkiler 
Salih Erturan

İçerik Yönetimi 
Güney Ongun

Koleksiyon 
InArtis

Reklam Filmi 
1000 Volt

Fotoğraf 
Bilal Eroğlu

Grafik Tasarım 
Eray Kula

Web sitesi 
İlyas Toker

Eser Taşıma 
Asya Nakliyat

İklimlendirme 
Arçelik - İzoform

Işık Tasarım 
Aydınlatma Merkezi - Leonardo

Sergi Uygulama 
Sergikur

Uluslararası İstanbul Şiir Festivali

Uluslararası Etkinlikler
Uluslararası İstanbul Şiir Festivali

9

2008-05-16

9

Türkiye'nin en büyük uluslararası edebiyat etkinliği olan İstanbul Şiir Festivali, sürekliliğini sağlayarak İstanbul'un kültür yaşamında büyük bir boşluğu doldurmaktadır.

Her sene 11-14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlik kapsamında konuk ülke şiiri ile ilgili seminerler düzenlenmekte ve bir antoloji hazırlanmaktadır. Üniversitelerden tarihi mekanlara kadar geniş bir hareket alanına yayılan festival, birçok önemli yerli ve yabancı şairin katılımıyla sanatseverlerle olan buluşmalarına devam etmektedir.

İstanbul Şiir Festivali, Türkiye'nin en büyük uluslararası edebiyat etkinliği olmayı sürdürüyor. 
 

ORGANİZASYON & ULUSLARARASI PROJELER

- İçerik Yönetimi
- Organizasyon Yönetimi
- Konsept Tasarımı
- Kurumsal Kimlik
- Web Tasarımı
- Mekan ve Sahne Tasarımı
- PR & Basın Tanıtımları
- Reklam Filmi

KÜNYE

Proje Yönetimi:
KÜLT

Grafik Tasarım:
Eray KULA

Reklam Filmi:
Hakan UTANGAÇ

Kurumsal İletişim:
Senem KALE
Erdem ÖZTOP

 

Avrupa Yazarlar Parlamentosu

Uluslararası Etkinlikler
Avrupa Yazarlar Parlamentosu

26

2010-11-13

9

Avrupa edebiyatının önemli isimlerini bir araya getiren, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteğiyle ve uluslararası sanat enstitülerinin katkılarıyla gerçekleştirilen Avrupa Yazarlar Parlamentosu, 2010 yılının en çok ilgi gören etkinliklerinden biri oldu.

Özellikle öykü, roman ve tiyatro gibi alanlardaki serüvenine batı yazınından tercüme edilen eserlerin etkisiyle başlayan bir geleneğin zaman içerisinde Avrupa’da geniş bir okuyucu kitlesi bulması, prestijli kitap ödüllerine layık görülmesi, ülkesinde batı kuramı ve eleştirisi üzerine önemli çalışmaların yapılması, İstanbul’un birçok yazara ilham veren bir şehirken bunun uluslararası platformda muadil şehirler kadar kabul görmemesinin çeşitli çalışmalarla önüne geçilmesi isteği, batı-merkezli alışılagelmiş tartışma biçimlerini tersine çevirerek bu sefer Avrupa edebiyatının bugününü ve yarınını bu topraklarda ele alma fikri projenin temelini oluşturdu.

Avrupa edebiyatının önemli isimlerini İstanbul'da bir araya getiren Avrupa Yazarlar Parlamentosu, 2010 yılının en çok ilgi gören etkinliklerinden biridir.

Endüstrileşme, Kitlesellik ve Edebiyat, Avrupa Edebiyatının Sınırlarını Yeniden Tanımlama, Dijital Çağda Edebiyat ve Edebiyat Coğrafyaları başlıklarını taşıyan komisyonlarda, eserleri ülkemizde büyük ilgi gören yazarlar ile Türkiyeli edebiyatçılar bu konularda ihtisas sahibi moderatörlerin eşliğinde oldukça verimli geçen çalışmalara imza attı.

Komisyonlardaki tartışmaların neticesinde hazırlanan “İstanbul Deklarasyonu” ise gerek taşıdığı mesajlar gerekse edebiyatın geleceği ile ilgili öne sürdüğü çözüm önerileri ile toplantının gerçekleştirilme amacı doğrultusunda edebiyat tarihinin referans metinlerinden biri oldu.     

ORGANİZASYON & ULUSLARARASI PROJELER

- İçerik Yönetimi
- Organizasyon Yönetimi
- Konsept Tasarımı
- Kurumsal Kimlik
- Web Tasarımı
- Mekan ve Sahne Tasarımı
- PR & Basın Tanıtımları

KÜNYE

Proje: 
KÜLT

Proje Yönetimi:
Dündar HIZAL

Genel Sekreter:
Erdem Öztop

Kültürlerarası İlişkiler:
Cenk Gültekin
Joseph Sattler

Medya Direktörü
Senem Kale

Yayın Editörü
Güney Ongun

Sanat Yönetmeni
Eray Kula

Grafik Uygulama
Cengiz Sarı

Web Yöneticisi
İlyas Toker

Incase

Müze & Sergi
Incase

43

2013-01-01

9

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, örnek vitrin çalışması.

Ağaç Sanat

Müze & Sergi
Ağaç Sanat

44

2013-02-01

9

İstanbul genelinde biyolojik ömrünü tamamlamış ağaçların kent estetiğine katkı sağlıyacak biçimde işlev kazandırılmasına dönük “ağaçsanat” projesinin ilk örneği olarak ele alınan Florya parkındaki sakız ağacı İstanbul’a özgü çintemani deseni ile kombine edilmiş, böylece ağaç bulunduğu alana yeni bir katmadeğer katmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde de büyük önem taşıyan sakız, 16. yüzyılın büyük seyyahı Evliya Çelebi’nin bu seyahatnamesinden öğrendiğimize göre gümrüğe ve izine tabi idi ve kaçak sakız kullananlar cezalandırılırdı. Bu durum seyahatnamede şu şekilde anlatılmaktadır: “Sakız Osmanlıların eline geçince Sancak paşalığı oluştu. Yıllık olarak sakızdan alınan vergi için bayii (salyane) usulü ile idare eder oldu. Yedi yük akçelik yıllığı Sakız gümrüğü emininden alır, yirmi bin kuruş da sancağından hâsıl eder. Her sene iki pare kadırga sakız için sefere çıkar. Sakız 25 pare köyden toplanır, ada beş yüz akçe şerif mevleviyettir. Herhangi bir kimsede bir çiğnem ve bir damla, çiğ sakız bulunsa büyük ceza verirler. Ya taş ile vurma ya da tazir cezası verirler. Sakızı toplayıp emine yemin ederek teslim ederler ki sonradan bir damla sakız bulunsa ölüm cezası vardır. Zira cümlesi miri arazidir amma her reaya akçesini eminden alır ve haraçlarını verirler. Emin dahi bu sakızları bir araya toplayıp Sakız hazinesi ile padişaha gönderir.”

İlaç, kozmetik, boya, gıda sanayinde kullanılması, bunun yanında toprak erozyonunu önlemesi, her dem yeşil olması, beş yaşından itibaren sakız salgılamaya başlayarak yüz yıldan fazla verim vermesi gibi faydalarından dolayı sakız ağacı yüzyıllardır İstanbul floral hayatının da önemli unsurlarından biridir.

Japonya'nın 5000 Yıllık Kültür Mirası

Müze & Sergi
Japonya'nın 5000 Yıllık Kültür Mirası

18

2010-08-01

8

İki büyük imparatorluğun mirasçısı Japonya ve Türkiye, Ertuğrul Fırkateyni’nin Japonya ziyareti ve ardından yaşanan deniz kazası ile başlayan Türk-Japon dostluğunun 120. yılı münasebetiyle “Türkiye’de Japonya Yılı” olarak kabul edilen 2010 senesinin en önemli etkinliklerinden birini Topkapı Sarayı’nda gerçekleştirdi.

Tüm sergi, sergileme ünitelerinin üretimi, konsept çalışması ve uygulaması bir hafta gibi rekor bir sürede tamamlanmıştır.

“Japon Sanatının 5000 Yılı” sergisi, Japon sanatına ışık tutan ve aralarında resim, heykel ve dekoratif nitelikli eserlerin bulunduğu 47 başyapıttan oluşmaktadır. Sergide yer alan en eski eserler, aralarında M.Ö. 3000-2000’e ait bir seramik kabın da bulunduğu, Japon sanatının ortaya çıktığı döneme ait kaplar ile Yayoi ve Kofun dönemlerine ait arkeolojik buluntulardır.

“Japon Sanatının 5000 Yılı” sergisi, ayrıca Japon sanatında çok önemli bir yere sahip olan Budizm konulu resim ve heykeller ile Samuray sanatından örnekleri de, Japon kültürüne ilgi duyan kitlelerle buluşturmaktadır. Öte yandan sergide, Japonya’da 14. yüzyıldan beri icra edilmekte olan ve Noh adı verilen müzikli drama sanatında oyuncuların kullandığı maske ve kostümler de yer almaktadır. Japon kültürünün dünyaca tanınan geleneksel çay seremonisine ilişkin eserler ile Japon gündelik hayatının estetik yönünü gözler önüne seren paravanlar, sergide öne çıkan diğer eserlerdendir. Serginin çok anlamlı bir eseri de, Türk-Japon dostluğunun somut bir simgesi olarak özel biçimde teşhir edilen, Ertuğrul Fırkateyni’nin kaptanı Osman Paşa tarafından Sultan II. Abdülhamit adına Japon İmparatoru Meiji’ye sunulan 24 ayar altın işlemeli, ipek bohçadır. “Japon Sanatının 5000 Yılı” adlı sergi, zengin içeriğiyle, ziyaretçilerine Japon kültür ve sanatını daha yakından tanıma imkanını sağlamıştır.

MÜZE & SERGİ

- Konsept Analizi
- Sergileme Ünitelerinin Tasarımı
- Konsept Tasarımı

KÜNYE
Proje Yönetimi:
Yasin TÜTÜNCÜ
Sergileme Ünitelerinin Tasarım:
Hasan Fırat DİKER
Uygulama:
Büromodel

 

Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler

Müze & Sergi
Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler

21

2010-08-16

8

Orta Asya’dan Anadolu’ya Türkler, farklı dinlerin örtüsü altında da olsa yaşamla ölümü bir yolculuğun aşamaları olarak görmüştü. Bu nedenle de mezarlara büyük önem vermişlerdir. Devlet büyükleri, âlimler ve önemli kişiler adına dönemin mimari özelliklerini ve estetik anlayışını yansıtan anıt mezarlar inşa edilmiş, İslamiyetin kabulü sonrası bu yapılar türbe adıyla anılmıştır. İçinde ise paha biçilmez tarihi eserler sergilendiği bu mekanlar "Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler" sergisiyle İstanbullularla buluş

"Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler" sergisiyle paha biçilmez eserler 1979 yılından beri ilk kez gün ışığına çıkmıştır. 

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği işbirliğiyle hayata geçirilen Ramazan İstanbul etkinlikleri kapsamında “Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler” sergisi Topkapı Sarayı’nın Has Ahırlar Bölümü’nde İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğü uhdesinde bulunan eserlerden bir kısmını içermiştir. Danışmanlıklarını Beşir Ayvazoğlu ile İstanbul Rölöve ve Antılar Müdürlüğü Kontrolör Mimarı Hasan Fırat Diker’in yaptığı “Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler” sergisi ile müze müdürlüğü tarihinde bir ilk gerçekleştirilmiş olmuş ve eserler 1979 yılından beri ilk kez gün ışığına çıkmıştır.

MÜZE-SERGİ

- Konsept Analizi
- Sergileme Ünitelerinin Tasarımı
- Akademik Araştırma
- Katalog
- Görsel & İşitsel İçerik Hazırlama
- Konsept Tasarımı
- Tanıtım Materyallerini Tasarımı
- Multimedya Uygulamaları
- PR & Basın Tanıtımları

KÜNYE:

Sergi Koordinasyon ve Yönetimi:
KÜLT

Sanat Yönetimi:
Yasin TÜTÜNCÜ

Proje Yönetimi:
Cihan HIZAL

Audio Visiual Yönetmeni:
Bilal EROĞLU

Grafik Tasarım:
Eray KULA

Uzayda Bir Elektrik Hasıl Oldu

Yayınlar
Uzayda Bir Elektrik Hasıl Oldu

45

2013-03-01

8

1960'larda Müzikli Türkiye

Topkapı Sarayı Müzesi Kutsal Emanetler Seksiyonu

Müze & Sergi
Topkapı Sarayı Müzesi Kutsal Emanetler Seksiyonu

12

2009-09-01

7

Topkapı Sarayı Müzesi’nin Kutsal Emanetler Bölümü, 400 yıl boyunca Osmanlı padişahları tarafından toplanan dünyanın en büyük kutsal eşya koleksiyonlarından birini barındırmaktadır. Topkapı Müzesi'nin önemli bölümlerinden biri olan, manevi açıdan da  büyük bir değer taşıyan Kutsal Emanetler Seksiyonu, KÜLT tarafından çağdaş müzecilik normlarına uygun olarak revize edilmiştir.

Sergideki yolculuk, teknolojik imkanlarla vücut bulan ve Kuran okunmasına ayrılan odada son bulurken, tarihten mekâna, mekândan insana, insandan kutsal emanetlere ve sembolik olandan somuta geçiş, yaratmak istediği dönüştürücü etkiyi ziyaretçiler üzerinde bırakmayı başarmıştır.

Türkiye’nin dini bayramlarda ve Ramazan aylarında en çok ziyaretçi çeken Mukaddes Emanetler’de ziyaretçi trafiği m2/sn hesaplamaları titizlikle yapılmış, mekanın tarihsel zorlamaları içerisinde çözülmüştür.

Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki Kutsal Emanetler Bölümü’nde yaratılan alanda hem kutsiyete büyük bir ihtiram gösterilmiş,hem de tarihin ve estetiğin kıymetinin bilindiği bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Burada ışığın, sesin ve alanın kullanımında dünyevi olandan kutsal olana doğru bir geçişe vurgu yapılmıştır.

Altı bölüme ayrılan serginin girişinde,Osmanlı İmparatorluğu’na ait elyazması eserlerin, haritaların geniş versiyonları ile sergide teşhir edilen eserlerin nasıl elde edildiğine dair kısa bilgiler bir plazma ekran aracılığıyla katılımcılara aktarılır. Sergi ziyaretçinin kilitli bir yoldan sembolik bir giriş ile Kâbe’ye yönelmesiyle başlar. Böylece sergi, Kâbe’yi Hz. İbrahim üzerinden bir bağlama oturtarak semavi dinlere bağlı tüm ziyaretçilerine seslenir. İlk oda, ana salonun sağında yer alan Destimal Odası’dır. Burası Kâbe’nin, Sürre Alayı’nın ziyareti sonrası değiştirilen örtüsünün kesilerek insanlara dağıtıldığı yerdir. Daha sonra ise insan eliyle yapılmış ve günümüze ulaşamamış kutsal mekânların yine bir metin ile bağlama oturtulduğu, temsili olarak görsellerinin sergilendiği bölüme geçilir. Bu bölümü takiben Kâbe’nin slayt gösterisi ve metinlerle anlatıldığı alana varan ziyaretçiler, buradan da Hz. Muhammed’e ithaf edilen bölüme gelir. Öncelikle Hz. Peygamber’in ashabının kılıçlarıdaha sonra da onun ve halifelerinin eşyaları ziyaretçiyle buluşur. Sergideki yolculuk yine teknolojiden yararlanılarak Kuran okunmasına ayrılan odada son bulurken, tarihten mekâna, mekândan insana, insandan kutsal emanetlere ve sembolik olandan somuta geçiş, yaratmak istediği dönüştürücü etkiyi ziyaretçiler üzerinde bırakmayı başarmıştır. 

MÜZE-SERGİ

- Konsept Analizi
- Görsel Tasarım
- Konsept Tasarımı
- Tanıtım Materyallerini Tasarımı

KÜNYE

Proje Müellifi:
Hasan Fırat Diker

Fotoğraf:
Bilal EROĞLU

Grafik Tasarım:
Eray KULA

 

DEPO Istanbul

Kültür Kurumları
DEPO Istanbul

11

2009-12-01

6

İstanbul merkezli gelişen Türkiye çağdaş sanat ortamının önemli bileşenlerinden biri sanat merkezleridir. KÜLT, sanat merkezleri ve bu merkezlerin faaliyetlerinin tanıtım materyallerinin tasarımlarını, onların sanat ortamı içindeki  farklılılık noktalarından temellendirerek oluşturmaktadır.  İstanbul'un genç güncel sanat merkezi  DEPO, Türkiye, Güney Kafkaslar, Ortadoğu ve Balkan ülkelerini kapsayan geniş bir çerçevedeki  sanatçılar, sanatçı kolektifleri, sivil toplum kuruluşları ve kültür kurumları için  yeni platform işlevi görmektedir. 

KÜLT, sanat merkezleri ve bu merkezlerin faaliyetlerinin tanıtım materyallerinin tasarımlarını, onların sanat ortamı içindeki  farklılılık noktalarından temellendirerek oluşturmaktadır.

Sanatçılar arasında işbirliğini ve kültürel etkileşimi kolaylaştırmayı, bölgeye özgü sosyal ve siyasî sorunlar üzerine eleştirel düşünceyi teşvik etmeyi hedefleyen bir sanat merkezi olarak DEPO, İstanbul Tophane’deki 4 katlı eski bir tütün deposunda (Tütün Deposu) faaliyet gösteriyor. Depo Güncel Sanat Merkezi’nin kurumsal kimliği, sergi tanıtım materyalleri  ve web tasarımı KÜLT tarafından gerçekleştirildi.

KÜLTÜR KURUMLARI

- Kurumsal Kimlik
- Sergi & Etkinlikler İçin Görsel Tasarım
- Web Tasarımı
- Mailing Tasarımı

KÜNYE

Proje Yönetimi: 
KÜLT

Grafik Tasarım:
Eray KULA, Tuğrul PEKER

Web Tasarım:
İlyas TOKER

Uygulama: Cengiz Sarı, Jana OHANESYAN, Sibel GÜNDOĞDU
Konsept: KÜLT

 

Yeni Türkiye

Kültür Kurumları
Yeni Türkiye

41

2011-05-01

6

“Yeni Türkiye”, eski Türkiye’nin yüklerinden kurtulmuş, iç politikada demokratik rejimi en güçlü şekilde yerleştirmiş, dış politikada ise bölgesinin lider ülkesi olan bir Türkiye ülküsünün adıdır. “Yeni Türkiye”, halkın gerçek anlamda yönetime katıldığı, toplumsal barış ve refahın sağlandığı demokratik standartları tam bir Türkiye’dir. Hem bölgesel, hem de küresel politikaların en etkili karar vericilerinden biri olan “yeni Türkiye”, geri döndürülemez bir ekonomi-politik büyüklüğe ulaşmıştır. Kudretli ve adil vizyonuyla “yeni Türkiye”, hem kendi toplumuna, hem bölgesine, hem de dünya barışına en büyük katkıları yapabilecek büyük bir güçtür. Bu anlayışa dayanan “yeni Türkiye” konsepti, bu sanal düşünce platformunun ana fikrini oluşturmaktadır. Bu düşünce platformunda Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden birçok aydın, özgün fikirlerini paylaşmaktadır.

Arzın Merkezinde Buluşmalar

Uluslararası Etkinlikler
Arzın Merkezinde Buluşmalar

13

2007-01-01

5

İstanbul’u, dünya entelektüelleri için bir çekim merkezi haline getirmek ve yapıcı diyaloglar geliştirmek amacıyla 2007 yılında felsefe, edebiyat, din gibi disiplinlerin önde gelen isimleri Türk muadilleri ile buluşturularak 8 söyleşi yapılmış ve bu söyleşi dizisi, 2008 yılında kitaplaştırılarak okuyucuların erişimine sunulmuştur.

“Arzın Merkezinde Buluşmalar” toplantıları sayesinde M. Abid El Cabiri’den İhsan Eliaçık’a, Costas Ferris’ten Derviş Zaim’e, Terry Eagleton’dan Hüsamettin Arslan’a kadar dünyanın önemli fikir önderlerinin Türk entellektüelleriyle buluşmaları ve aralarında bir diyalog geliştirmeleri sağlanmıştır.

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde İstanbul’un sakinleri, Sultanahmet’te Yerebatan Sarnıcı’nın hemen yanında bulunan Million Taşı’nı dünyanın merkezi kabul ederlerdi. Bu inanca gönderme yaparak, söz konusu toplantıların adını "Arzın Merkezinde Buluşmalar" olarak belirlenmesi, İstanbul’u  kültürel anlamda önemli bir dünya kentine dönüştürme amacını işaret etmekteydi.

"Arzın Merkezinde Buluşmalar" konferans dizisinin proje tasarımı, kurumsal kimlik ve tanıtım materyallerinin tasarımı, organizasyonu, içerik yönetimi ve buluşmalar kitabının tasarımı  KÜLT tarafından gerçekleştirilmiştir.

ORGANİZASYON & ULUSLARARASI PROJELER

- İçerik Yönetimi
- Organizasyon Yönetimi
- Konsept Tasarımı
- Kurumsal Kimlik
- Web Tasarımı
- Mekan ve Sahne Tasarımı
- PR & Basın Tanıtımları
 

KÜNYE

Proje:
KÜLT

Proje Yönetimi:
Dündar HIZAL

Tasarım:
Turgut BAŞ

Web Tasarım:
İlyas TOKER

Türk Edebiyatında İstanbul

Yayınlar
Türk Edebiyatında İstanbul

30

2009-05-01

5

“Türk Edebiyatında İstanbul" serisi, Türk Edebiyatı’ndaki İstanbul görünümlerini araştıran  bir proje olarak hayata geçirildi. Yazarların,  İstanbul’u, İstanbul’un sokaklarını, insanlarını ve kentin değişik dönemlerdeki görünümlerini algılayış ve yansıtış tarzlarını araştıran Türk Edebiyatı’nda İstanbul serisi  Ahmed Rasim’in İstanbul’u, Abdullah Şinasi Hisar’ın İstanbul’u, Ahmed Midhad Efendi’nin İstanbul’u, Samiha Ayverdi’nin İstanbul’u ve Sait Faik’in İstanbul’u olmak üzere 5 kitaptan oluşmaktadır. Seriyi oluturan kitapların tasarımları KÜLT tarafından gerçekleştirilmiştir.

"Türk Edebiyatında İstanbul Serisi", geçmişten günümüze "İstanbul" ile özdeşleşmiş edebiyatçılarımızın bu şehri nasıl anladıklarını ve nasıl anlattıklarını gözler önüne sermiştir.

Şehir ve edebiyat ilişkisinin etraflıca anlatıldığı bu beş eserin editörlüğünü Sait Faik'in İstanbul'unda Yeşim Özdemir, Ahmet Mithat Efendi'nin İstanbul'unda Mehmet Doğanay, Ahmet Rasim'in İstanbul'unda Çilem Tercüman, Sâmiha Ayverdi'nin İstanbul'unda Zeynep Uymur ve Abdülhak Şinasi Hisar'ın İstanbul'unda Şafak Güneş Gökduman yaptı.

YAYINLAR 
- Proje Yönetimi
- İçerik Yönetimi:
- Malzeme (Görsel) Yönetimi,
- Editörlük Hizmetleri
- Kapak Tasarımı
- Mizanpaj

KÜNYE
Proje:
KÜLT
Proje Yönetimi:
Dündar HIZAL
Tasarım:
Tuğrul PEKER


 

Ülker Sanat

Kültür Kurumları
Ülker Sanat

35

2005-02-01

5

“Tadını Çıkarın”  kampanyası Ülker’in sanata olan desteğini vurgulamak için KÜLT tarafından Ülker Sanat için üretildi ve İdeha Creative Works’ün sektöre adım attıktan sonra gerçekleştirdiği ilk kampanyaydı.  Yapılan araştırmalarda Ülker sanata destek verdiği halde bunun bilinirliliğini yaratamadığı sonucu çıkıyordu.

KÜLT tarafından gerçekleştirilen proje başarılı bir kampanya olarak öne çıkmış ve markanın sanata olan desteğinin kamuoyu tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır.

Bu algıyı değiştirmek ve iyiye doğru yönetmek için “Tadını Çıkarın” kampanyası hayata geçirildi. Başarılı bir kampanya olarak öne çıktı ve Ülker’in sanata olan desteğinin bilinirliliğini kamuoyu nezdinde yaratmayı başardı. Kampanyanın fotoğrafları Türkiye’nin genç fotoğrafçılarından Bilal Eroğlu tarafından çekildi. Proje, Ülker ürünleri ile sanatçıların ve sanat yapma süreçlerinin birlikteliğine dair bütünleşik bir algı yaratmayı amaçlıyordu. 

KÜLTÜR KURUMLARI
- Konsept Tasarımı
- Fotoğraf Çekimi
- Metin Yazarlığı

KÜNYE
Konsept Tasarım & Metin Yazarlığı
Dündar HIZAL
Fotoğraf Çekimi:
Bİlal EROĞLU
 

Türk Kitap Medeniyeti

Yayınlar
Türk Kitap Medeniyeti

15

2009-08-01

4

Türk kitap tarihi, kültürü ve sanatı hakkında alanında uzman araştırmacılara ait yazılardan ve sanatçılarla yapılan söyleşilerden oluşan Türk Kitap Medeniyeti alanında ezber bozan bir kitaptır.

Türklerin yüzyıllar boyunca kitapla olan macerasının anlatıldığı Türk Kitap Medeniyeti, 2008 Frankfurt Kitap Fuarı'nda büyük ilgi görmüştür.

Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde yayımlanan ve Türklerin kitapla olan macerasına ışık tutan eser, ilk olarak Türkiye’nin onur konuğu olduğu 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nda meraklıların ilgisine sunulmuş ve fuarın ilgi çeken kitaplarından biri olmuştur.

Türkler ve Çinliler Miladi VIII. yüzyılda baskı tekniği kullanarak kitap çoğaltmışlardır. Çinliler Çincenin karakteri gereği sayfaları yekpare kalıp olarak dökmüşler, buna karşılık Türkler döktükleri harflerle raylar üzerinde bir tür dizgi tekniği kullanarak kitap basmışlardır. Bugün bağımsız bir sanat olan minyatür, bu baskı tekniğini uygulayan Uygur Türklerinin kitap süsleme sanatıydı. Aynı şekilde yine Orta Asya kökenli olan ebru sanatı da aslında kitap ciltlerinde kullanmak üzere yapılıyordu. Osmanlılarda uzun süre matbaa kullanılmamasının nedeni, hattatların maddi sıkıntıya düşmesini engellemekti. Nitekim İtalya ve Avusturya’da Arap harfli matbaalar vardı, bu matbaalarda basılan ders kitapları gümrük vergisi de kaldırılarak ülkeye sokulmuş, ancak Beyazıt’ta dolaşan medrese öğrencileri yine de yazma eserleri tercih etmiştir. İbrahim Müteferrika’nın etnik kökeni üzerinde hep spekülasyon yapılır, oysa Müteferrika’nın maddi destekçisi ve yardımcısı, 28 Çelebi Mehmet Efendi’nin oğlu Said Efendi’dir.

Türkler kesinlikle kitaba çok ilgili bir millettir. Kitap çevresinde ciltçilik, tezhip, hat, minyatür gibi pek çok sanat dalı geliştirdikleri gibi, Ali Emiri Efendi Kütüphanesi gibi dünyada eşine az rastlanır kişisel kütüphaneler, kitap koleksiyonları da yine bu milletin fertleri tarafından meydana getirilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında, rahatlıkla bir Türk kitap medeniyetinden söz edebiliriz. “Saray Cildi” adlı bir cilt türü, yalnızca Türk hanedanına özgüdür. Tüm padişahlar aynı zamanda seçkin birer kütüphane sahibidir ve aralarında önemli bir bölümü edebiyat ile uğraşmıştır. II. Abdülhamit’in çevirmenleri padişaha yabancı gazetelerde çıkan günlük yazıların yanında, yayımlanan yabancı romanları da çeviriyorlardı. II. Abdülhamit bu romanların çevirilerini gazete haberleri kadar heyecanla okuyordu.

2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nın konuk ülkesi Türkiye olarak seçilmiştir. Bu bağlamda Türk Kitap Medeniyeti başlığı altında, belirlenen konu başlıklarının araştırmacıların kaleminden çıkan yazılarla inceleneceği ve Berlin Müzesi’ndeki Uygur kitaplarından Yıldız Sarayı ya da Topkapı Sarayı’ndaki koleksiyonların ve özel kütüphanelerdeki nadir parçaların yer aldığı görsel malzemenin bulunduğu bir kitabın önümüzdeki dönemde yayına hazırlanması bir zorunluluk olarak görülmektedir.   

Yayınlar

- Proje Yönetimi
- İçerik Yönetimi
- Malzeme (Görsel) Yönetimi
- Editörlük Hizmetleri)
- Kapak Tasarımı
- Mizanpaj

KÜNYE

Proje Yönetimi:
KÜLT

Editör:
Alper ÇEKER

Grafik Tasarım:
Tuğrul PEKER

Ve Diğer Şeyler Topluluğu

Kültür Kurumları
Ve Diğer Şeyler Topluluğu

16

2009-07-01

4

Türkiye tiyatro ortamının yenilikçi topluluklarından Ve Diğer Şeyler Topluluğu,  her çalışmasına alternatif bir gözle bakmayı ve bir deney olarak yaşamayı göze almış risk almaktan kaçınmayan bir tiyatro alanı yaratmayı hedeflemektedir. Grup, sahne sanatları alanında yeni metin, sahne teknolojileri ve disiplinlerarasılık konularına odaklanan bir tiyatro topluluğudur. 

Grubun web tasarımı,  topluluğun sahne sanatlarına getirdiği yenilikçi bakışı yansıtacak bir anlayışla tasarlanmıştır. Grup 2003 yılında kendi tiyatroları olan GalataPerform'u kurdular ve burada birçok etkinliği gerçekleştirmekteler.

Yeraltındaki İstanbul

Yayınlar
Yeraltındaki İstanbul

34

2008-09-01

4

İstanbul’un altıyla ilgili pek çok efsane anlatılır. Bu hikayeler İstanbul hakkındaki en yaygın şehir efsanelerinden biridir. İstanbul'un merak edilen yer altına dair doğru bilgileri okuyucularına  sunan, İstanbul'un altının üstündeki gizem perdesini kaldıran “Yeraltındaki İstanbul” kitabı  Ersin Kalkan tarafından yazıldı;  kitabın tasarımı ise KÜLT tarafından gerçekleştirildi. 

Bu şehrin tarihine, derinlerine yolculuk yapmak isteyen başkaları da aynı sıkıntıyı çekmesin diye bu kitabı yazmaya karar verdim.

Ersin Kalkan kitabın önsözünde kitabı kaleme alma nedenini şöyle açıklıyor: "İstanbul’un yeraltında taşıdığı sırlara ulaşıp anlatmak bir hayli zor ve iddialı bir iş aslında. Çünkü, çeşitli nedenlerle bu şehrin
altında kapsamlı bir arkeolojik araştırma yapılmamış. Bazı bilim insanlarının büyük bir özveriyle yaptığı ciddi çalışmalar ise, devamı getirilmediği için bir türlü tamamlanamamış. İstanbul’dan çok uzaklarda Hititler, Urartular, Sümerler, Likyalılar için yapılan araştırmalar için kolayca fon ve destek bulan arkeologlar İstanbul’un altına yolculuk yapmak istediklerinde imkansızlıklar içinde kıvranmışlar. Bu nedenle İstanbul’un yeraltı şehri hakkında elimizde derli toplu bir envanter yok. Çünkü, her geçen gün bu şehrin şekli alt üst oluyor, sokak isimleri de sürekli değiştiriliyor; alt geçitler, üst geçitler, köprüler, viyadükler yapılıyor. Böyle olunca da insan sık sık yolunu kaybediyor ve zaman zaman umutsuzluğa kapılıyor. Ben bu süreci yaşadım. Bu şehrin tarihine, derinlerine yolculuk yapmak isteyen başkaları da aynı sıkıntıyı çekmesin diye bu kitabı yazmaya karar verdim."

Beckett Sergisi

Müze & Sergi
Beckett Sergisi

25

2010-05-15

3

4 Mayıs - 15 Mayıs 2010 tarihleri arasında İrlanda Büyükelçiliği, Beyoğlu Belediyesi, İstanbul 2010 Ajansı ve Uluslararası İstanbul Şiir Festivali ortaklığıyla, Beyoğlu Sanat Merkezi`nde yirminci yüzyılın en güçlü kalemlerinden Samuel Beckett`ın hayatı ve çalışmalarını retrospektif bir şekilde konu alan sergi izleyici ile buluştu.

GalataPerform

Kültür Kurumları
GalataPerform

40

2010-10-23

3

Türkiye tiyatro ortamının yenilikçi topluluklarından Ve Diğer Şeyler Topluluğu,  her çalışmasına alternatif bir gözle bakmayı ve bir deney olarak yaşamayı göze almış risk almaktan kaçınmayan bir tiyatro alanı yaratmayı hedeflemektedir. Grup, sahne sanatları alanında yeni metin, sahne teknolojileri ve disiplinlerarasılık konularına odaklanan bir tiyatro topluluğudur.

Grubun web tasarımı,  topluluğun sahne sanatlarına getirdiği yenilikçi bakışı yansıtacak bir anlayışla tasarlanmıştır. Grup 2003 yılında kendi tiyatroları olan GalataPerform'u kurdular ve burada birçok etkinliği gerçekleştirmekteler.

Tiyatro Gerçek

Kültür Kurumları
Tiyatro Gerçek

14

2009-12-01

2

Özel tiyatrolar, ödenekli tiyatroların temsil ettiği geleneksel ve kurumsal yapıya karşı  alternatif bir duruş yaratarak tiyatro ortamının yenilikçi ve deneysel bir platforma dönüşmesinin itici gücünü oluştururlar.  KÜLT, 2009 yılında perdelerini açan Tiyatro Gerçek için tasarımlar üretirken kurumun yarattığı dönüştürücü gücün niteliğine odaklandı.

İstanbul'un yeni özel tiyatrosu Tiyatro Gerçek,  ilk sezonunda  Gordon Smith’in tek kişilik oyunu “Van Gogh”u yenilikçi bir anlayışla sahneye taşıdı.  Ülkü Tamer tarafından Türkçeleştirilen “Van Gogh” oyunu ilk kez 20 yıl önce Müşfik Kenter tarafından oynandığında oyunun asistanı olarak görev yapan Hakan Gerçek, 2009 sezonunda oyuncusu olarak seyirciyle buluştu.

KÜLT, Tiyatro Gerçek için tasarımlar üretirken kurumun yarattığı dönüştürücü gücün niteliğine odaklanmıştır.

“Tiyatro Gerçek” aynı zamanda şiir dinletileri, edebiyat matineleri gibi kültür etkinlikleri de yapmakta, Atilla Birkiye’nin şiir ve metinlerinden oluşan, “Yanıtsız Mektuplarda Hicran”, dinletisinde Hakan Gerçek’in yanı sıra, şarkılarıyla Vedat Sakman yer almaktadır. Tiyatro Gerçek bünyesindeki  “oyunculuk atölyesi” ise genç oyuncu adayları yetiştirilmesi yolunda çalışmalar yapmaktadır.

Tiyatro Gerçek'in kurumsal kimlik,  oyun tanıtım materyalleri ve  web tasarımı KÜLT tarafından gerçekleştirilmiştir. 

KÜLTÜR KURUMLARI

- Kurumsal Kimlik
- Etkinlikler İçin Konsept Tasarımı
- Web Tasarımı

KÜNYE

Kurumsal Kimlik:
Eray KULA

Web Tasarım:
İlyas TOKER

Bosphorus Workshop

Uluslararası Etkinlikler
Bosphorus Workshop

17

2009-04-01

2

Alanında uzman dünyanın önde gelen entelektüelleri Bosphorus Workshop çerçevesinde İstanbullu dinleyicilerle buluşmuş, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’u entelektüel bir cazibe merkezine dönüştürmek  amacını taşıyan workshop iki etap halinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilmiştir.

Bosphorus Workshop etkinlikleri kapsamında İstanbul, Nobel ödüllü yazar Jose Saramago'dan Latin Amerika'nın en önemli teologlarından biri olan Ernesto Cardenal'e kadar birçok entelektüeli ağırlamıştır.   

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından düzenlenen Workshop’un proje tasarımı, tanıtım materyallerinin tasarımı, organizasyonu ve içerik yönetimi KÜLT tarafından gerçekleştirildi. 

ORGANİZASYON & ULUSLARARASI PROJELER

- İçerik Yönetimi
- Organizasyon Yönetimi
- Konsept Tasarımı
- Mekan ve Sahne Tasarımı

KÜNYE

Proje:
KÜLT

Proje Yönetimi:
Dündar HIZAL

Grafik Tasarım:
Eray KULA
 

Ağıtlar ve Anıtlar

Yayınlar
Ağıtlar ve Anıtlar

28

2006-03-01

2

Ağıtlar ve Anıtlar kitabı daha çok siyasetçi kimliği ile tanınan Süleyman Gündüz’ün başka bir yönüne ışık tutmaktadır. Gündüz’ün Sudan, Filistin, Bosna, Makedonya, Kosova, İtalya, Vatikan ve ülkemizde çekilen fotoğraflarından oluşan kitapta  Doğu ve Batı’nın ilişkileri ele alınıyor.

Türk - Japon Ticaret İlişkileri

Yayınlar
Türk - Japon Ticaret İlişkileri

29

2011-03-01

2

Günümüzde Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin ulaştığı boyutu daha iyi anlayabilmek adına iki ülke/medeniyet arasındaki ilişkilerin tarihçesine bakmak elzemdir. Bu anlamda, Japon tarihçi Nobuo Misawa’nın akademik bir titizlikle kaleme aldığı ve çağına ışık tutan belge ve görsellerle desteklediği Türk Japon Ticaret İlişkileri Tarihi bu alandaki boşluğu doldurmak adına gerçekleştirilen ciddi bir çalışmadır.

Türk Japon Ticaret İlişkileri Tarihi, ilişkilerin dününü ve bugününü anlamak adına titizlikle hazırlanmış ve önemli görsellerle desteklenmiştir.

Başlangıcından II. Dünya Savaşı’nın çıkışına kadar iki ülke arasındaki ilişkilerin kronolojik olarak aktarılmaya çalışıldığı eser, döneminin toplumsal hayatından da önemli izler taşımaktadır.

YAYINLAR
- Proje Yönetimi
- İçerik Yönetimi
- Malzeme (Görsel) Yönetimi
- Editörlük Hizmetleri)
- Kapak Tasarımı
- Mizanpaj

KÜNYE
Tasarım:
Eray KULA
Editör:
Güney ONGUN

Gece Şehre Dedi Ki

Yayınlar
Gece Şehre Dedi Ki

31

2006-11-01

2

Alper Çeker'in artık kült bir eser halini almış kitabı, "Gece Şehre Dedi Ki", Altıkırkbeş Yayınları'ndan yayınlandı. Uzun süredir baskısı bitmiş durumda olan kitabın üçüncü baskısı, bez cilt ve hardcover olarak yayınlanan bu haliyle kütüphanelerde ayrıcaklı bir yer edinmeyi hak ediyor... Çeker'in kitabında ''Kadıköy'ün Zamanın Dışındaki Tarihi'' isimli bölüm şöyle başlıyor: "yaşamı ve anlamsızlığı öğrendiğimiz Kadıköy sokaklarına"

İlan-ı Ticaret

Yayınlar
İlan-ı Ticaret

33

2011-04-01

2

Osmanlı basını ile Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yayınlanan reklam ve ilanlardan oluşan İlan-ı Ticaret, Resimli İlanlar Perspektifinde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul Ticarî Hayatı adlı eserde, ilanlardan yola çıkarak ticari, sosyal ve kültürel hayatımıza ilişkin çözümlemeler yapılmaktadır.

"İlan-ı Ticaret, Resimli İlanlar Perspektifinde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul Ticarî Hayatı", ülkemizdeki girişimciliğin tarihsel kökenleri ile birlikte sosyal ve kültürel hayattaki değişimleri gözler önüne sermektedir.

Dolayısıyla kitapta yer alan reklam metinleri bize sadece o dönem ürünlerini ve yöntemlerini değil, o günün genel algısına ilişkin çok önemli veriler sunmaktadır. Bu kitap sayesinde ülkemizdeki girişimciliğin tarihsel kökleri ortaya konulurken İstanbul’un yaşadığı kültürel ve sosyal değişimler okuyucu ile buluşmaktadır.

Yayınlar
- Proje Yönetimi
- İçerik Yönetimi

Künye
Proje:
KÜLT
Hazırlayanlar:
Arif KOLAY
Dündar HIZAL
Burkay DURAK
Murat ARSLAN

Red Thread

Kültür Kurumları
Red Thread

36

2009-03-01

2

Red Thread, Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar, Kuzey Afrika ve ötesinden sanatçılar, küratörler, teorisyenler, sosyal bilimciler ve kültür alanında faaliyet gösteren kişiler arasında bilgi paylaşımını ve işbirliğini sağlayacak aktif bir platform olarak tasarlanmıştır. Amacı, geniş bir jeopolitik bağlamda sosyal meselelerle ilgilenen sanat pratikleri hakkında bilgi üretmek ve bu bilgiyi geniş kesimlere yaymak, böylece resmî sanat tarihlerinde ve sergi uygulamalarında Batı anlatılarının egemenliğine meydan okumaktır.

Bob Dylan / Tarantula Dönemi

Yayınlar
Bob Dylan / Tarantula Dönemi

37

2008-03-15

2

Tarantula, 20. yüzyılın en büyük müzisyen, besteci ve şarkı sözü yazarlarından biri olan Bob Dylan’ın yazdığı ilk ve tek kitaptır. Dylan’ın yazdığı şarkı sözlerini andıran bu deneysel eser, Türkçe olarak Özgür Yayınları tarafından 2008 yılında  yayınlanmış, ve kapak tasarımı KÜLT tarafından gerçekleştirilmiştir.  

Sultan II. Abdülhamid’in Arşivinden Dünya

Yayınlar
Sultan II. Abdülhamid’in Arşivinden Dünya

39

2008-10-20

2

Sultan II. Abdülhamid, dünyanın dört bir yanına gönderdiği fotoğrafçılar ile hem Osmanlı topraklarının ve bu toprakların üzerinde süre giden yaşamın  görsel belgelerini oluşturmuş hem de dünyayı fotoğraflar aracılığıyla takip etmiştir. Sultan II. Abdülhamid'in dünyanın birçok ülkesinden ünlü fotoğrafçılara çektirttiği ya da kimi zaman Sultan’ın bu merakını gidermek için bilenlerce hediye olarak gönderilen fotoğraflar, bugün dünyanın en büyük fotoğraf arşivlerinden birini oluşturmaktadır.

II. Abdülhamid tarafından dünyanın dört bir tarafına gönderilen fotoğrafçıların eserleri dünyanın en büyük fotoğraf arşivlerinden birini oluşturmaktadır.

Topkapı Sarayı Müzesi'nde 20 Ekim - 16 Kasım 2008 tarihinde gerçekleştirilen ve 35 bin kareden oluşan Sultan Abdülhamid Arşivinden 80 karenin sergilendiği “Sultan II. Abdülhamid’in Arşivinden Dünya” sergisinin kataloğu KÜLT tarafından tasarlanmıştır.  

YAYINLAR

- Editörlük Hizmetleri
- Kapak Tasarımı
- Mizanpaj
- Afiş Tasarım

KÜNYE

Tasarım:
Eray KULA

SETEM

Kültür Kurumları
SETEM

27

2010-04-30

1

Son yıllarda Türk filmlerinin yurt dışı festivallerde ardı ardına ödüller kazanması, uluslararası platformde Türk sinemasına duyulan ilgiyi arttırmış ve bu sayede Türk sineması dünyanın birçok yerinde daha önce bulamadığı gösterim imkanına kavuşmuştur. 

Birçok festival için tasarımlar üreten KÜLT, Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (SETEM) girişimleri ile düzenlenen Türk Filmleri festivallerinin katalogları ile tanıtım materyallerinin tasarımları gerçekleştirmiştir.

Bu anlamda SETEM tarafından 2007'den beri her yıl çeşitli ülkelerde düzenlenen Türk Filmleri Haftası etkinliklerinin tasarımları KÜLT tarafından yapılmaktadır.  

Cemal Süreya ve Şiiri

Yayınlar
Cemal Süreya ve Şiiri

32

2009-03-01

1

Cemal Süreya’nın şiirine yansıyan kişiliğinin psikolog Yusuf Alper tarafından psikodinamik açıdan incelendiği “Cemal Süreya ve Şiiri” isimli bu çalışma, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Süreya’nın şiirinin ana temalarını oluşturan depresyon, çocukluk gibi kavramların yansımalarını ortaya çıkarıyor. Kitabın kapak tasarımı KÜLT tarafından gerçekleştirildi.